Dubalar

11 Ağustos 2010

roje, mekansal özellikleri açısından kabaca 3 parça (geniş düzlük, hangar ve vinçler) olarak düşünülebilecek alandaki mevcut tersane mekanlarını oldukları gibi bırakıp, farklı eylemler (oturma, denizi/gökyüzünü seyretme, bir şeyler atıştırma, okuma, toplu olarak izleme, sergileme, yazma, vb.) için kullanılabilecek hareketli modüllerin bu mekanlara yerleştirilmesini öneriyor.

Tersane alanı, insan için değil de büyük yüzer kütleler için inşa edilmiş devasa ölçeği ile çok etkileyici. Tersane olarak çalışırken her noktası belirli bir iş için kullanılırken şimdi tanımsız dev bir yüzey. Bu büyüklük içinde insan kaybolmadan tutunabileceği, biraz vakit geçirebileceği bir yer/yerler olsa farklı bir mekan deneyimi yaşayabilir mi?

Dubalar projesi, bu durak noktalarının tasarımını içeriyor. Proje, mekansal özellikleri açısından kabaca 3 parça (geniş düzlük, hangar ve vinçler) olarak düşünülebilecek alandaki mevcut tersane mekanlarını oldukları gibi bırakıp, farklı eylemler (oturma, denizi/gökyüzünü seyretme, bir şeyler atıştırma, okuma, toplu olarak izleme, sergileme, yazma, vb.) için kullanılabilecek hareketli modüllerin bu mekanlara yerleştirilmesini öneriyor. Alanda bulunan yapılar, vinçler, duvarlar, 3. boyutta projeksiyon ve sergi yüzeylerinin, spotların asılabileceği strüktürler olarak kullanılabilirler. dubalar, yerleri değiştirilerek açık ya da kapalı mekanlara taşınabilir, birleştirilip daha büyük mekanlar oluşturabilirler.

Print
dubalar_vaziyet

KATILIMCILAR

blog comments powered by Disqus

imkanmekan yolda

“İstanbul metrosu dakik işliyor, içi pirüpak, kimse
kimseyi taciz etmiyor. Bu size de garip gelmiyor mu?
Ne de olsa otobüse de metroya da binen -aynı- İstanbul
halkı, ama metro vagonları ilk günkü gibi; koltukların
üzerinde ne telefon numaraları ne de içinden zikzaklar
geçen kırık kalpler çizilmiş”
— Itır Arda, 2003
“Yolda atölyesi” kentlinin çoğu zaman zorunlu kamusal
mekanları olan, gündelik yolculuklarının geçtiği taşıt [...]